Yapay zekâ bugün neredeyse tüm şirketlerin gündeminde. Ancak konu uygulamaya geldiğinde, çoğu kurum “Nereden başlamalıyız?” sorusunun net bir yanıtını bulamıyor.
En iyi başlangıç noktası, kontrol edilebilir, verilere erişimin kolay olduğu ve başarı şansının makul göründüğü bir alan seçmek. Yani, küçük ama etkili bir adımla başlamak.
Microsoft’un Kurumsal İşgücü Dönüşümü Başkan Yardımcısı Katy George, 2025 yılı başında şirketin İK stratejisi rolünden bu göreve atandı. Görevi, Microsoft’un yaklaşık 228 bin çalışanı üzerinde yapay zekânın etkisini yönetmek. 10 Kasım 2025 tarihli Wall Street Journal haberine göre, kullanılan birçok yapay zekâ aracının arkasındaki teknoloji devi Microsoft bile kendi iç yapay zekâ evrimini yaşıyor. Bu durumda dünyanın her yerinde aynı telaş olduğu gözleniyor.
Pek çok şirkette artık BT ve İK departmanları birlikte çalışıyor. Amaç, yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkilerini doğru yönetmek ve çalışanların endişelerini azaltmak. Teknoloji ekipleri, insan kaynaklarının deneyiminden faydalanırken İK da teknolojinin getirdiği yeni yetkinlikleri öğreniyor.
Yapay zekâ kullanımına geçişte en başta, motivasyon kaybı yaşamamak için zorlu süreçleri üstlenip başlamaktan kaçınmak gerek. Yapay zekâda bir kullanım senaryosu başarısız olursa, hızlı bir şekilde toparlanmak ve dijital dönüşüme devam etmek; yol boyunca öğrenmek ve çevik olmak önemlidir. Yapmak isteyeceğiniz son şey, hiç bitmeyen bir başarısızlık döngüsüne saplanmaktır.
Bu süreçte yönetişim hayati öneme sahiptir. Robotik süreç otomasyonu veya yapay zekâ sistemleri gibi dijitalleşme projelerinde, finans, BT, hukuk ve proje ekipleri arasında sürekli iletişim ve doğrulama mekanizması kurulmalıdır.
Bu iş birliği, büyük yatırımlara geçmeden önce olası hataları erken fark etmeyi sağlar. Özellikle finans ve muhasebe departmanları bu açıdan iyi bir test alanıdır. Çünkü burada geliştirilen bir çözüm, genellikle tedarik veya tedarik zinciri süreçlerine de kolayca uyarlanabilir.
Şirketlerin çoğu, yapay zekâyı önce doküman yönetimi, veri analizi, toplantı özeti çıkarma ve metin yazımı gibi üretkenlik alanlarında kullanmaya başlıyor. Bunlar, bilgiye dayalı işlerin doğal giriş kapılarıdır. Bu eğilim, yapay zekânın yalnızca belirli bir sektörde dar bir etki yaratmadığını, aksine ekonominin genelini dönüştürecek güce sahip olduğunu da gösteriyor.
Bu nedenle başlangıç için en uygun alanlardan biri, yapay zekâ destekli doküman yönetimi olabilir. Basit gibi görünse de bu uygulama, dokümanların kaynağından sınıflandırılmasına; konu başlıklarından sorumlulara kadar şirketin bütün yapısını gözden geçirmeyi gerektirir. Böylece sadece teknolojik değil, organizasyonel bir dönüşüm de başlar.
Aslında bu, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, iş yapış biçimlerini değiştiren bir kültür olduğunu gösteren küçük ama güçlü bir örnektir. Unutmayalım: Yapay zekâ sadece işleri hızlandırmaz, düşünme biçimimizi de değiştirir.
DR. H.MURAT ÇEKİCİ
Yapay zekâ bugün neredeyse tüm şirketlerin gündeminde. Ancak konu uygulamaya geldiğinde, çoğu kurum “Nereden başlamalıyız?” sorusunun net bir yanıtını bulamıyor.
En iyi başlangıç noktası, kontrol edilebilir, verilere erişimin kolay olduğu ve başarı şansının makul göründüğü bir alan seçmek. Yani, küçük ama etkili bir adımla başlamak.
Microsoft’un Kurumsal İşgücü Dönüşümü Başkan Yardımcısı Katy George, 2025 yılı başında şirketin İK stratejisi rolünden bu göreve atandı. Görevi, Microsoft’un yaklaşık 228 bin çalışanı üzerinde yapay zekânın etkisini yönetmek. 10 Kasım 2025 tarihli Wall Street Journal haberine göre, kullanılan birçok yapay zekâ aracının arkasındaki teknoloji devi Microsoft bile kendi iç yapay zekâ evrimini yaşıyor. Bu durumda dünyanın her yerinde aynı telaş olduğu gözleniyor.
Pek çok şirkette artık BT ve İK departmanları birlikte çalışıyor. Amaç, yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkilerini doğru yönetmek ve çalışanların endişelerini azaltmak. Teknoloji ekipleri, insan kaynaklarının deneyiminden faydalanırken İK da teknolojinin getirdiği yeni yetkinlikleri öğreniyor.
Yapay zekâ kullanımına geçişte en başta, motivasyon kaybı yaşamamak için zorlu süreçleri üstlenip başlamaktan kaçınmak gerek. Yapay zekâda bir kullanım senaryosu başarısız olursa, hızlı bir şekilde toparlanmak ve dijital dönüşüme devam etmek; yol boyunca öğrenmek ve çevik olmak önemlidir. Yapmak isteyeceğiniz son şey, hiç bitmeyen bir başarısızlık döngüsüne saplanmaktır.
Bu süreçte yönetişim hayati öneme sahiptir. Robotik süreç otomasyonu veya yapay zekâ sistemleri gibi dijitalleşme projelerinde, finans, BT, hukuk ve proje ekipleri arasında sürekli iletişim ve doğrulama mekanizması kurulmalıdır.
Bu iş birliği, büyük yatırımlara geçmeden önce olası hataları erken fark etmeyi sağlar. Özellikle finans ve muhasebe departmanları bu açıdan iyi bir test alanıdır. Çünkü burada geliştirilen bir çözüm, genellikle tedarik veya tedarik zinciri süreçlerine de kolayca uyarlanabilir.
Şirketlerin çoğu, yapay zekâyı önce doküman yönetimi, veri analizi, toplantı özeti çıkarma ve metin yazımı gibi üretkenlik alanlarında kullanmaya başlıyor. Bunlar, bilgiye dayalı işlerin doğal giriş kapılarıdır. Bu eğilim, yapay zekânın yalnızca belirli bir sektörde dar bir etki yaratmadığını, aksine ekonominin genelini dönüştürecek güce sahip olduğunu da gösteriyor.
Bu nedenle başlangıç için en uygun alanlardan biri, yapay zekâ destekli doküman yönetimi olabilir. Basit gibi görünse de bu uygulama, dokümanların kaynağından sınıflandırılmasına; konu başlıklarından sorumlulara kadar şirketin bütün yapısını gözden geçirmeyi gerektirir. Böylece sadece teknolojik değil, organizasyonel bir dönüşüm de başlar.
Aslında bu, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, iş yapış biçimlerini değiştiren bir kültür olduğunu gösteren küçük ama güçlü bir örnektir. Unutmayalım: Yapay zekâ sadece işleri hızlandırmaz, düşünme biçimimizi de değiştirir.
DR. H.MURAT ÇEKİCİ
